Kış aylarında insanların, özellikle çocukların şikâyetçi olduğu öksürüğün tedavisi için alternatif tıp yöntemleri tercih ediliyor. Karaturpun içine bal konularak elde edilen karışım, Türkiye’nin dört bir yanında öksürük şurubu olarak kullanılıyor.Ankara’nın Beypazarı ilçesinde çiftçilik yapan İlyas Eken, karaturp yetiştirip Türkiye’nin dört bir tarafına sevk ediyor. İlyas Eken, karaturpun kış sebzesi olduğunu ve dondurucu günlerde oldukça fazla talep gördüğünü ifade ediyor. Eken “Yaklaşık 20 senedir çiftçilik ile uğraşıyorum. Havuç, marul, ıspanak turp gibi sebzeler üretiyorum. Ürettiğim sebzeleri Türkiye’nin dört bir tarafına gönderiyorum. Kış aylarının bu soğuk günlerinde karaturp çok talep ediliyor. Çocukken hastalanıp öksürmeğe başladığımızda annem karaturpu kesip içine bal koyar içirirdi. Yapılan bu ilacı içtiğimizde öksürüğümüz hemen kesilirdi. İnsanlar karaturpun bu özelliğini bildiği için hastalanmaya müsait olunan bu günlerde fazlasıyla talep ediyor.” dedi.

Çocukları ile torunlarının öksürüğünü karaturp ile tedavi eden İkbal Karabektaş ise “Çocuklarımız hastalandığında karaturpun içine bal koyup oluşan suyu içiriyoruz. Karaturp üstünü kesip bir kaşık bal koyuyoruz. Belirli bir zaman sonra konulan bal, turpu eriterek sıvı haline getiriyor. Bu sıvı öksürüğe çok iyi gelir. Biz çocuklarımızı bu şekilde tedavi ettik. İlaç hiç kullanmadık. Şimdi de torunlarımızı aynı şekilde tedavi ediyoruz.” diye konuştu.

Beypazarı Devlet Hastanesi doktorlarından Özer Kasap ise karaturp hakkında şunları söyledi: “İlaçların bir kısmının kökeni bitkisel kaynaklıdır. Karaturp olayı alternatif tıp dediğimiz halk arasında yaygın kullanılan bir yöntemdir. Halkımız turpu balla karıştırarak öksürükte kullanmaktadır. Bir hekim olarak halkımıza önerimiz ilk önce doktora başvurup verilen tedaviyi uygulamasıdır. Alternatif olarak karaturp bal karışımını değerlendirebilirler.”
Kaynakça: habername.com

Vitaminler, mineraller, aminoasitler ve enzimler… İnsan hayatı için vazgeçilmez önemi olan bu unsurların hepsini balda bulabilirsiniz. İşte, uzmanların balla ilgili olarak hazırladıkları doğal ilaç dosyası…
VİTAMİNLER
· C Vitamini: Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir, yaralara yararı olur, katılgan dokuların, kıkırdak ve kemiklerin oluşması için önemlidir ve bağırsaklarda bitkisel gıdalardan demirin alınmasını kolaylaştırır.
· B1 Vitamini: Beyin ve sinirler için enerji sağlayan gri hücreleri canlı tutar.
· B2 Vitamini: Yağı ve proteini enerjiye çevirmede yardımcı olur, sinir liflerini sarar, örten koruyucu tabakanın teşekkül etmesini sağlar.
· B6 Vitamini: Organizmada 60’dan fazla biyokimyasal işlemde rol oynar, bununla vücudun kendi proteini oluşmuş olur. Gebelik sırasında B6 vitamini çok önemlidir, çünkü hücrelerin gelişmesinde yardımcı olur.
ENZİMLER
Enzimsiz yaşam mümkün olmazdı. Enzimler vücutta bütün biyokimyasal süreci organize eder, yönetir, düzene koyar ve hızlandırır, hastalıkları iyileştirir. Balda şimdiye kadar on iki değişik enzim olduğu saptanmıştır.
MİNERALLER VE AMİNOASİTLER
Balın içerdiği magnezyum damarlarda kanın pıhtılaşmasını önler, ayrıca stresin olumsuz etkilerinden korur. Potasyum barsak adalelerinin faaliyetini hareketlendirir. Ayrıca sindirim için polenler de önemlidir. Araştırmalardan alınan sonuca göre çiçek polenleri ince barsak mukozasında dolaşımı hareketlendirir. Dahası, balı yedikten 20 dakika sonra barsak cidarının bağışıklık sistemini kuvvetlendiren ve besinler yoluyla alınan zararlı maddelerin etkisinden koruyan maddelerin bağırsakta serbest bırakılmasında etkili olur.
Balda ayrıca vücudun ancak az miktarda üretebildiği Cholin maddesi vardır. Bu nedenle bu madde vücuda günde iki, üç gram verilmelidir. Cholin karaciğerin yağ metabolizmasını ayarlar ve bu organın yağ bağlamasını önler.

BALLA İYİLEŞİN
Akne: İki çorba kaşığı balı iki çorba kaşığı süt ve yeni sıkılmış bir limonun suyu ile karıştırın ve bu karışımı akşamları cildinize sürün. Ertesi sabah yüzünüzü ılık su ile yıkayın.
Diyare: Yarım litre suya iki tatlı kaşığı dövülmüş anason tohumu ve kimyon katıp kaynatın, on dakika dinlendirin. Karışıma üç çorba kaşığı bal katın ve günde üç kere için.
Soğukalgınlığı: Büyük bir kâsenin içinde tam yağlı ılık süte üç tatlı kaşığı bal katıp bundan günde en az üç fincan için.
Bahar nezlesi: Bahar nezlesi mevsimi başlamadan günde birçok defa bir parça petek bal çiğneyin.
Böcek sokması: Bir çorba kaşığı bala beş damla karanfil yağı katın ve böcek sokan yere her gün birçok defa sürün.
Romatizma: Yatmadan önce yarım litre ılık suya üç çorba kaşığı bal katın. Keten bir bezi bunda ıslatın ve ağrıyan ekleme sarın, üstünü kuru bir havluya sarın ve gece bu şekilde yatın.
Kabızlık: Her gece yatmadan önce bir çorba kaşığı bal yiyin.
Yaralar: Ufak yaralarda örneğin parmağınızı kestiğinizde buraya ince bir tabaka bal sürün, sargı beziyle sarın ve iki saat sonra bezi alıp suyla burayı yıkayın. Bunu günde iki, üç kere tekrarlayın.
Dişeti iltihabı: Dişlerinizi fırçalamadan önce ağzınıza bir çorba kaşığı bal alın ve dilinizle bir dakika diş etinize sürerek masaj yapın.
Karaciğer zayıflığı: Baldaki cholin karaciğerin fonksiyonunu kuvvetlendirir ve hücrelerinde toplanan yağın giderilmesi için harekete geçirir.

•Bal, vitamin, mineral, aminoasit ve enzimler gibi pek çok yaşamsal madde içermektedir.

• Bal, temel karbonhidratların kaynağıdır. İçeriğinde yaklaşık %17 su, %82 karbonhidrat ve % 1 oranında da proteinler, aminoasitler, vitaminler ve mineraller bulunur.

• Bir yemek kaşığı bal, 64 cal enerji sağlayarak kaslar için yakıt görevi yapmaktadır.

• Bitkilerin nektarlarından elde edildiği için, onların şifa veren pek çok özelliğini taşımaktadır.

• Balın antimikrobiyal ve antifungal etkisi sayesinde yaraları dezenfekte ettiği, bakteri ve mantar gelişimini önlediği, çeşitli çalışmalar ile gösterilmiştir.

• Balın bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiği, yara ve iltihapların iyileşmesinde olumlu etkiye sahip olduğu bilinmektedir.

• Balın antioksidan aktivitesi gösteren maddeler içerdiği de bilinmektedir. Bal, yapısındaki tokoferol, askorbikasit, flavonoidler ve diğer fenolik maddeler nedeniyle antioksidatif etkiye sahiptir.

• Yapılan araştırmalarda balın, mide-bağırsak sistemi üzerinde düzenleyici etki gösterdiği belirtilmiştir.

• Cilt üzerindeki olumlu etkilerinden dolayı pek çok kozmetik ürünün içeriğinde de bulunmaktadır.

*Adale ağrıları, titremesi, uyuşmasının giderilmesine,
*Ağrı ve sancıların giderilmesine,
*Ağız yaralarının iyileştirilmesine,
*Akciğer hastalıklarının iyileştirilmesine,
*Bademcik iltihabının yok edilmesine,
*Bağırsak gazının, iltihabının giderilmesine,
*Baş, göğüs, karın ağrılarının giderilmesine,
*Baş dönmesinin giderilmesine,
*Bel ağrılarının giderilmesine,
*Beyin hastalıklarının iyileşmesine, felç ve sinir hastalıklarını gidermede,
*Cilt bozukluğunu, lekelerini gidermeye,
*Damar sertliğine, damar tıkanıklığını yok etmeye,
*Gözleri güçlendirmeye,
*Halsizliğin giderilmesine
*Hazmı kolaylaştırmaya,
*Hafızayı güçlendirmeye,
*İştah açmaya,
*Kabızlığın iyileştirilmesine,
*Kalp çarpıntısını gidermeye,
*Kanın temizlenmesine,
*Kemiklerin kuvvetlenmesine,
*Nezle ve grip hastalığının tedavisine,
*Öksürüğün, nefes darlığının, astım hastalığının tedavisine,
*Romatizma ve siyatiğin tedavisine,
*Sarılık hastalığının iyileştirilmesine,
*Sedef hastalığının giderilmesine.

Bal ve Tarçın karışımı birçok hastalığa iyi gelmektedir. Eski Yunan tıbbında olduğu kadar Ayurvedik tıpta da Bal, asırlarca hayati ilaç olarak kullanılmıştır. Bugünün bilim adamları birçok hastalıkların tedavisinde Balı çok etkili bir ilaç olarak kabul etmişlerdir. Bal her türlü hastalıkta herhangi bir yan etkiye sebep olmaksızın kullanılabilmektedir. Bugünün tıp ilmi, balın tatlı olmasına karşın doğru dozlarda alındığında şeker hastaları için tehlikeli olmadığını kabul etmektedir. Kanada da yayımlanan ünlü Weekly World News dergisinin 17 Ocak 1995 tarihli sayısında batılı araştırmacılar tarafından bal ve tarçınla tedavi edilen hastalıkların listesini yayınlamıştır.

ARTRİT

Bir kısım Balı 2 kısım ılık su içerisine koyup üzerine bir çay kaşığı toz Tarçın ilave ederek bir krem elde edilir. Bununla vücudun ağrıyan yerlerine masaj yapılır. 1-2 dakika içerisinde ağrının azaldığını göreceksiniz.

Artritli hastalar, bir bardak sıcak su içerisinde 2 kaşık Bal ve bir çay kaşığı toz Tarçını eritip sabah, akşam alabilirler. Eğer düzenli olarak alırlarsa Kronik Artriti olan hastalar bile tedavi olabilirler.

Kopenhag Üniversitesinde yapılan bir araştırmada; kahvaltıdan önce bir yemek kaşığı bal ve ½ çay kaşığı toz tarçını alan 200 hastadan 73 ü bir hafta içerisinde şifa bulmuşlar, geri kalan yürüyemeyen ve hareket edemeyen hastalar da bir ay içerisinde şifa bulmuşlardır.

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ

Her gün kullanılan bal ve tarçın bağışıklık sistemini kuvvetlendirir ve vücudu bakteri ve virüs saldırılarına karşı korur.

Araştırmacılara göre bal, birçok vitamin ve büyük miktarda demir içermektedir. Balın düzenli kullanılması, akyuvarlar içerisindeki, bakteriler ve virüslerle savaşan, korpuskülleri de kuvvetlendirir.

DİŞ AĞRISI

Bir kaşık toz tarçın ve 5 tatlı kaşığı bal karışımı ağrıyan dişe tatbik edilir. Ağrı kesilene kadar günde üç defa tatbik edilir.

HAZIMSIZLIK VE GRİP

Toz tarçın 2 kaşık bal üzerine serpilip yemekten önce alındığında asit oluşumunu ve hazımsızlığı önler. İspanya da yapılan bir araştırmada bal içerisindeki bir maddenin grip mikroplarını öldürdüğü ve hastaları gripten koruduğu saptanmıştır.

İDRAR KESESİ ENFEKSİYONLARI

İki kaşık toz tarçın, bir tatlı kaşığı bal, ılık su içerisinde eritilip içilir. İdrar kesesindeki mikroorganizmalar üzerinde etkilidir.

KANSER

Japonya ve Avustralya da yapılan bir araştırmada, mide ve kemik kanserleri üzerinde başarılı olunmuştur. Bu tür kanserlere yakalanan hastalar günde bir kaşık bal ve bir kaşık tarçını bir ay süreyle günde üç defa almalıdırlar.

KALP HASTALIKLARI

Bal ve tarçınla bir karışım yap ve bunu her sabah kahvaltıda reçel veya marmelat yerine ekmek üzerine sür. Bu uygulama arterlerdeki kolesterolleri eriterek hastaları kalp krizinden korur. Bu uygulama ile daha önce kalp krizi geçirmiş kişiler, ikinci krizden kilometrelerce uzakta olacaklardır.

Bu uygulamayı düzenli olarak yapan kişilerde solunum güçlüğü ortadan kalkacak ve kalp atışları kuvvetlenecektir.

KISIRLIK

Eski Yunan ve Ayurvedikler Balı, yıllardır, erkeklerin spermalarını kuvvetlendirmek için kullanmışlardır.

Eğer kudretsiz bir erkek düzenli olarak uyumadan önce 2 kaşık bal yerse problemleri çözülecektir.

Çin, Japon ve Uzakdoğu ülkelerinde, gebe kalamayan ve uterusunu kuvvetlendirmek isteyen kadınlar asırlardır toz Tarçın kullanmaktadırlar

Gebe kalamayan kadınlar bir tutam toz Tarçın ve yarım tatlı kaşığı balı gün boyunca bir bir sakız üzerine koyup çiğnediklerinde tükürükle karışarak yavaş yavaş emilerek etkili olmaktadır.

KOLESTEROL

İki kaşık bal, üç tatlı kaşığı toz tarçın,450 gr. demlenmiş çay içerisinde eritilerek içildiğinde kan kolesterol seviyesi 2 saat içerisinde % 10 düşecektir. Artrit hastalarına tavsiye edilen kür de günde 3 defa kolesterol hastaları için uygulanabilir.

Adı geçen dergideki bilgilere göre günlük gıda ile alınan bal bile kolesterolün düşmesine yardımcı olabilir.

MİDE AĞRILARI

Bal ve tarçın kürlerinin, mide ağrıları için olduğu kadar mide ülserleri için de yararlı olduğu saptanmıştır.

GAZ

Hindistan ve Japonya’da yapılan araştırmalar Bal ve Tarçının midedeki gazı giderdiğini göstermiştir.

SAÇ DÖKÜLMESİ

Saçı dökülenlerle tepesi açılanlar sıcak zeytinyağı içerisine bir kaşık bal, bir tatlı kaşığı toz Tarçın ilavesiyle elde edilen krem banyodan önce başa sürülür ve yaklaşık 15 dakika bekledikten sonra yıkanır.

5 dakikalık bir uygulama dahi etkili olabilir.

SİVİLCELER VE DERİ

3 kısım bal, 1 kısım Tarçın ile bir krem yapılır. Bu krem uykudan önce sivilceler üzerine sürülür. Sabahleyin ılık su ile yıkanır.

Eğer 2 hafta süreyle her gün uygulanırsa sivilceleri kökünden çıkarır.

Egzama, mantar ve diğer deri enfeksiyonlarında eşit miktardaki Bal ve Tarçın karışımı uygulanır.

SOĞUK ALGINLIĞI

Bir kaşık ılıtılmış Bal,1/4 tatlı kaşığı toz tarçın günde üç defa yenir.

Bu uygulama birçok kronik öksürük, soğuk algınlığı ve sinüslerin temizlenmesi için de geçerlidir.

YAŞLILIK

Bal ve tarçınla hazırlanan çay, düzenli alındığında yaşlılık harabiyetini önler.

4 kaşık bal,1 kaşık toz Tarçın, 3 bardak su içerisinde kaynatılarak bir içecek hazırlanır. Günde 3-4 defa ¼ bardak miktarında içilir. Deriyi diri, taze ve yumuşak tutar, yıpranmasını durdurur.

YORGUNLUK

Araştırmayı yapan Dr.Milton, bir bardak su içerisinde ½ kaşık bal ve biraz toz tarçının her gün kuşluk vakti ve vücut direncinin düşmeye başladığı takriben saat 15.00 te alındığında bir hafta içerisinde canlılığın arttığını tespit etmiştir.

ZAYIFLAMA

Bir bardak su içerisine eşit miktarda bal ve tarçın konup kaynatılır. Her gün kahvaltıdan yarım saat önce aç karnına ve yatmadan önce içilir.

Düzenli uygulanırsa kilo verilir.Ayrıca bu karışım düzenli olarak içildiğinde, yüksek kalorili diyet alınsa bile, vücutta yağın birikmesine engel olur.

Malezya’nın başkenti Kuala Lumpur’daki Malaya Üniversitesi’nde klinik gözlem yapan Prof. Dr. Kamaruddin Yusoff, özellikle kapanması zor yatak yaralarının tedavisinde, balın olumlu sonuç verdiğini bildirdi.

OMÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü’nde araştırma yapmak üzere Türkiye’ye gelen Prof. Dr. Yusoff, bal üzerine yaptığı çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Malaya Üniversitesi Tıp Fakültesi Moleküler Tıp Bölümü öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusoff, balın anti bakteriyel özelliği ve yara tedavisinde kullanımıyla ilgili yaptığı klinik gözlemlerden ve hayvan deneylerinden olumlu sonuçlar aldıklarını söyledi.

Özellikle kapanması zor, enfeksiyon kapmış yatak yaralarına uyguladıkları bal tedavisinde yüzde 100 başarı sağladıklarını belirten Prof. Dr. Yusoff, “Balın her türlü yaraya ve yanıklara iyi geldiğini gözlemledik” dedi.

Balın içinde doğal olarak bulunan hidrojen peroksidin bakteri oluşumunu engellediğini ve mevcut bakterileri de öldürdüğünü ifade eden Prof. Dr. Yusoff, balın yara üzerinde durdukça salgıladığı enzimlerin de yaranın iyileşmesini sağladığını kaydetti. Bunun için mutlaka hakiki balın kullanılması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Yusoff, sterilize edilen balın yaraya uygulandığını söyledi.

Balın hastane enfeksiyonları ve antibiyotiklere karşı dirençli bakteriler üzerinde de etkili olduğunu gördüklerini söyleyen Prof. Dr.Yusoff, uzun süre yarası kapanmayan ve ölümün eşiğine gelmiş hastalara uyguladıkları bal tedavisi ile şaşırtıcı sonuçlar aldıklarını bildirdi.

DESTEKLEYİCİ TEDAVİ
Yaptıklarının destekleyici tedavi olduğunun altını çizen Prof. Dr.Yusoff, söz konusu hastaların ilaç tedavileri devam ederken balı destekleyici bir tedavi olarak uyguladıklarını bildirdi.

Prof. Dr. Yusoff, sırtında yara açtıkları 3 deney faresini 3 hafta boyunca gözlemlediklerini, 3. hafta sonunda klinik tedavisi yapılan deney faresinin sırtındaki yaranın kapanmadığını, sadece sırtına bal sürülen farenin yarasının biraz kapandığını, hem ağızdan bal verilen hem de sırtına bal sürülen farenin yarasının ise diğerlerine göre ciddi oranda kapandığını gözlemlediklerini söyledi.

Balın içindeki minerallerin, vitaminlerin, glikozun ve az miktarda bulunan bileşenlerin yeni hücre oluşumunu desteklediğini kaydeden Prof. Dr. Yusoff, balın bu özelliğinin yara tedavisinde olumlu sonuçlar doğurduğunu belirtti.

Kaynak: Ntvmsnbc.com