İsrail’in Hayfa Üniversitesi’nden bilim adamlarının araştırmasında, bal yapan arıların sade nektar yerine az miktarda nikotin ve kafein içeren nektarları tercih ettikleri belirlendi. Çiçek nektarı öncelikli olarak polen taşıyıcılar için enerji sağlarken, bazı bitkilerin çiçek nektarı az miktarda da olsa toksin olarak bilinen kafein ve nikotin de içeriyor, arılar da kafeinli ve nikotinli olan nektarı beğeniyor. Arıların bu maddeleri bilinçli olarak mı tercih ettiklerini, bunların özel bir rolü bulunup bulunmadığını inceleyen araştırmacılar, bunun insanlardaki gibi alışkanlığa yol açan evrimsel bir bilinçli gelişme olduğu sonucuna vardı.İsrailli bilim adamları, arıların kafein ve nikotin içeren nektarı tercih edip etmediklerini görmek için, değişik miktarlarda doğal şeker içeren yapay nektar ile değişik miktarlarda kafein ve nikotin bulunan nektarın yanı sıra sadece şeker içeren “temiz” nektar verdi. Sonuçta, arıların yüksek miktarda nikotin ve kafein içeren nektarı tercih ettikleri görüldü. Doğada nikotin, çoğunlukla tütün bitkisi türündeki çiçek nektarında, kafein de özellikle greyfurt gibi turunçgillerin nektarlarında bulunuyor.

Bu çalışmada, Bingöl İli ve çevresinden toplanan bal ve propolisin antimikrobiyal etkisi araştırılmıştır. Bal ve propolis ekstraktlarının antimikrobiyal aktivitesi çeşitli mantar türleri kullanılarak test edilmiştir. Araştırma sonucunda, bal ve propolis ekstraktlarının Gram negatif (-) ve Gram pozitif (+) bakterilere karşı antibakteriyal ve mantarlara karşı da antifungal aktivitelerinin olduğu tespit edilmiştir.

Yüzyıllar boyu bal, insanoğlu için önemli besin kaynağıdır. Doğal ürün olarak tedavi de yaygın olarak kullanılmaktadır. Ancak, bilimsel araştırmaların eksikliği nedeniyle günümüzde modern ilaç endüstrisinde çok az kullanılmaktadır [1]. Balın antibakteriyal etkisinin osmolaritesinden çok, balda bulunan diğer komponentlere bağlı olduğuna yönelik mikrobiyolojik çalışmalar bulunmaktadır. Baldaki en önemli antibakteriyal ajan olarak bilinen madde hidrojen peroksittir. Balın antibakteriyal aktivite düzeyinin test edildiği çalışmalarda, 10 kez veya daha fazla sulandırıldığında bile balın yaygın olarak infeksiyona neden olan bazı bakteri türlerinin gelişmesini tamamen inhibe ettiği belirtilmektedir [2, 3].

Baldaki bazı bileşikler etanol-eter ile ekstakte edilerek ince tabaka kromatografisinde ayrıldıktan sonra antimikrobiyal etkisi araştırılmış ve önemli miktarda metil-3,5-dimetoksi-4-hidroksi benzoat (metil sringat) bulunmuştur. İlave olarak metil 3,4,5-tri metoksi benzoat ve etil esterlerinin Staphylococcus aureus’a karşı antibakterial etkisi araştırılmıştır. Metil sringat’ın antibakteriyal etkisinin diğer asitlerden daha fazla olduğu belirtilmiştir [4,5].

Balda bulunan Clostrium botulinum ve Bacillus subtilis sporlarının radyasyonlara dayanıklı olduğu belirtilmiştir [6]. Helicobacter pylori ve bazı patojenik mikroorganizmalara Z. Aksoy ve M. Digrak 472 (Gram + ve Gram -) karşı antimikrobiyal etkisi araştırılmış ve kültür ortamına ilave edilen % 20 bal konsantrasyonunun belirtilen bakterilerin gelişmesini inhibe ettiği gösterilmiştir [7].

Baldaki bazı bileşikler etanol-eter ile ekstrakte edilerek ince tabaka kromatografisinde ayrıldıktan sonra antimikrobiyal etkisi araştırılmış ve önemli miktarda metil-3,5-dimetoksi-4-hidroksi benzoat (metil sringat) bulunmuştur. İlave olarak metil 3,4,5-tri metoksi benzoat ve metil esterlerinin Staphylococcus aureus’a karşı antibakteriyal etkisinin olduğu gösterilmiştir [5]. Ayrıca, metil sringat’ın antibakteriyal etkisinin diğer asitlerden daha fazla olduğu da belirtilmiştir.

Propolis üzerinde yapılan çalışmalar, bu maddenin bir çok antimikrobiyal özellikler taşıdığını, aynı zamanda insan sağlığı için çok önemli ve gerekli olan vitaminler, mineral ve elementler de ihtiva ettiğini göstermiştir. B1, B2, C ve E vitaminleri ile bakır, kalsiyum aliminyum, stronsiyum ve vanadium elementlerinin de bulunduğu belirtilmiştir [8,9]. Ayrıca, miristik asit, benzoik asit, benzil alkol, kafeik asit, vanilin, sinamik asit, acacetin, kamferide ve izovanilin gibi kimyasal bileşiklerinde bulunduğu tespit edilmiştir [9].

Balıkesir yöresi ballarının Staphlococcus aureus, Bacillus subtilis, Escherichia coli, Pseudomonas multophica ve Klebsiella pneumoniae’ye antibakteriyal etkili olduğu, Candida albicans M IV 270, Aspergillus niger KUEN 1147 ve A. fumigatus KUEN 1145’a karşı antifungal etkisinin olmadığı rapor edilmiştir [10]. Yapılan diğer bir araştırmada, 150μg/ml propolisin Toxoplasma gondeii ve Trichomonas vaginalis’i 24 saat içinde öldürdüğü tespit edilmiştir [11]. Propolis ekstraktında bulunan Pinobanksin-3- acetate (flavonoid), Pinocemprin, Galangin, Benzyl p-coumarate ve kafeik asitin antimikrobiyal aktivitesinin olduğunu tespit etmişlerdir. Araştırmacılar, propolisin Bacillus subtilis, Staphylococcus aureus, Candida albicans ve Trchophyton mentagrophytes türlerine karşı antimikrobiyal etkisinin olduğunu belirtmişlerdir [12].

ARAŞTIRMANIN DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Kaynak : Bindavhaber.com

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Bingöl Milletvekili Feyzi Berdibek, TBMM’deki bütün vekillere birer paket Bingöl balı hediye etti.
Bingöl’de hazırlattığı bal paketlerini önceki gün Ankara’ya götüren Berdibek’in Bingöl balını tanıtmak için 546 milletvekiline bir kilo 200 gramlık birer paket verdiği bildirildi. Bingöl balını tanıtmak üzere başlattığı çalışmalar çerçevesinde kilogram fiyatı 7 milyon liradan 658 kilo 800 gram balı TBMM’ye götüren Feyzi Berdibek’in hediyelik bal için 4 milyar 600 milyon lira masraf yaptığı belirtildi. Konu ile ilgili bir açıklama yapan AK Parti Bingöl Milletvekili Feyzi Berdibek, amacının Bingöl balını tanıtmak olduğunu söyledi. Berdibek, “Bingöl balını tanıtmak için böyle bir çalışma başlattım. Bal paketlerini verdiğim milletvekilleri çok sevindiklerini belirttiler. Meclis’teki milletvekillerine hem bir hediye paketi verdik, hem de kendi memleketimizin balını tanıttık. Hediye vesilesiyle tanıtmış olduğumuz Bingöl balının kalitesi tespit edildikten sonra tutulacağından eminim” dedi.

Haber : Mynet.com

Bal üretiminde kaliteyi korumamız lazım diyen Bakan Yılmaz: Bingöl eşik noktasında, başka bir kulvara geçeceğiz

Devlet Bakanı Yılmaz: Bingöl, belli bir seviyede eşik noktasına geldi, başka bir kulvara geçeceğiz. Bingöl Üniversitesi açıldı. Havaalanı, Organize Sanayi Bölgesi, Duble Yol Çalışmaları, yeni Devlet Hastanesi, ilçelerde devlet hastanesi yapım çalışmaları devam ediyor

Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, ‘Arıcılık ve Arıcılığın Geleceği’ konulu panele katıldı. Bir dizi temaslarda bulunmak üzere Bingöl’e gelen Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, Kültür Merkezi’nde dün saat 11:00’de başlayan panele katıldı. Panele; Bakan Yılmaz’ın yanısıra milletvekilleri Kazım Ataoğlu ve Yusuf Coşkun, Vali İrfan Balkanlıoğlu, Belediye Başkanı Serdar Atalay, Bingöl Üniversitesi Rektörü Gıyasettin Baydaş, İl Emniyet Müdürü Ekrem Çelik, daire müdürleri, arıcılar ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Bakan Yılmaz, panelin açılışında yaptığı konuşmada, aynı zamanda AK Parti İl Başkanı da olan Bingöl Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mehmet Yaşa’nın başarılı çalışmalara imza attığına dikkat çekerek paneli düzenleyenlere teşekkür etti.

ÜRETİME YÖNELİK ÇALIŞMALARI GELİŞTİRMELİYİZ

Bakan Yılmaz, panelin açılışında yaptığı konuşmada“Bir takım sıkıntıların etkisiyle üretim kültüründen uzaklaşmışız. Üretim alanında kafa yormamız lazım. Dedikodu ve kısır çekişmelerle hiçbir şey olmuyor. Lafla peynir gemisi yürümüyor. Üretime yönelik çalışmaları geliştirmeliyiz. Gençlerimize üretim alanında katkı sunmamız gerekiyor. Büyük çaba sarfeden sayın Valimiz, daire müdürlerinin çalışmalarıyla Organize Sanayi Bölgesi’nde üretime yönelik faaliyetleri geliştirmeye gayret ediyor” dedi.

BİNGÖL, SIÇRAMA SEVİYESİNE ULAŞTI

Üretim ve verimliliğin artırılmasının Bingöl’ün kalkınmasına önemli katkılar sunacağına dikkat çeken Bakan Yılmaz, “Bingöl’de Kırsal Kalkınma Projeleri kapsamında 16 proje kabul edildi. Üretimde kaliteyi korumamız lazım. Uzun vadede Türkiye ve Dünyada balımızı tanıtarak markalaştıracaksak hepimize sorumluluk düşüyor. Bu konuda birbirimizin bekçisi olmalıyız. Kaliteye ne kadar önem verirseniz markalaşacak Bingöl Balı’nın fiyatı da yükselir. Bingöl, belli bir seviyede eşik noktasına geldi, başka bir kulvara geçeceğiz. Bingöl Üniversitesi açıldı. Havaalanı, Organize Sanayi Bölgesi, Duble Yol Çalışmaları, yeni Devlet Hastanesi, ilçelerde devlet hastanesi yapım çalışmaları devam ediyor” şeklinde konuştu.

GİRİŞİMCİYİ, YATIRIMA DAVET EDİYORUZ

Yılmaz, kamu kuruluşlarının yaptığı yatırımlarla bir şehrin kalkınmasının mümkün olamayacağına da işaret etti. Bakan Yılmaz konuşmasını şöyle sürdürdü: “Girişimcileri Bingöl’e yatırıma davet ediyorum. Bingöl’de hayvancılık ve arıcılık alanındaki üretime meyveciliği de ilave edeceğiz. Üreten insanlar, daha rahat bir yaşam sürer, böylece sosyal ilişkileri de rahatlar.”

Arıcıların sorunları masaya yatırıldı

Arıcılar Birliği’nin düzenlediği panele, Devlet Bakanı Yılmaz da katıldı. ‘Arıcılık ve Arıcılığın Geleceği’ konulu panelde arıcıların sorunları ve Bingöl balının geleceği masaya yatırıldı

Bingöl Arı Yetiştiricileri Birliği ve Bingöl İl Tarım Müdürlüğü organizasyonuyla ‘Arıcılık ve Arıcılığın Geleceği’ konulu panel dün saat 11:00’de Kültür Merkezi’nde düzenlendi. Panele, Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz ile Milletvekilleri Yusuf Coşkun ve Kazım Ataoğlu, Vali İrfan Balkanlıoğlu, Belediye Başkanı Serdar Atalay, Bingöl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gıyasettin Baydaş, kurum amirleri ve vatandaşlar katıldı. Paneli çok sayıda arı yetiştiricisi de takip etti.

GENÇLERE ÜRETİM YOLUNDA İMKÂNLAR SUNMAMIZ LAZIM

Panelde konuşan Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, üreten insanların kendilerine olan özgüvenlerinin artacağını ifade ederek, “Gerçekten anlamlı bir şekilde üretime dönük faaliyetleri pekiştirmemiz lazım. Hakikaten Bingöl’ü ve özellikle gençlerini görüyoruz. Bu gençlere mutlaka üretim yolunda bir takım imkânlar sunmamız gerekiyor. Geçtiğimiz dönemde çok önemli şeyler yapıldı. Yapılmadı değil ama bunlar yeterli değil” dedi.

BİRBİRİMİZİN BEKÇİSİ OLMAMIZ LAZIM

Bakan Yılmaz, “Bir defa üretime atılmamız lazım. Fakat bu yetmez. Hep ısrarcı bir şekilde şunu da yapmamız lazım; kaliteyi mutlaka korumamız lazım. Kısa vadeli düşünüyorsak her türlü şey yapılabilir. Fakat gerçekten orta ve uzun vadede biz bu Bingöl balını Türkiye’de tanıtacaksak, yurt dışında tanıtacaksak, katma değerini yükselteceksek, markalaştıracaksak, mutlaka hepimize büyük sorumluluk düşüyor. Birbirimizin bekçisi olmamız lazım. Çünkü bir kişinin yaptığı yanlış maalesef bütün camiaya mal olabiliyor. Üretimimizi yaparken kaliteye çok büyük önem vermeliyiz. Kaliteye ne kadar önem verirsek o kadar markalaşacağız. O kadar yüksek fiyata balınızı satacaksınız” şeklinde konuştu.

SORUNLAR MASAYA YATIRILDI

Panelde; arı biyolojisi, arı sağlığı, gezginci arıcılık sorunları, üretim tekniği, bal, pazarlama teknikleri, arıcılık desteklemeleri, bölgede arıcılığın vizyonu ve geleceği konularıyla ilgili önemli bilgiler verildi. Arıcılıkla ilgili sorunlar hakkında arıcılarla fikir alışverişi yapılarak sorunlar masaya yatırıldı.

ÇOK GÜZEL ARICILIK YAPABİLECEK DAĞLARIMIZ, YAYLALARIMIZ VAR

Bingöl’e geldiğinden sonra buranın en büyük sorunu, en büyük problemi terörden de önceki problemi işsizlik ve yerinde geçinememe, ekonomik sıkıntı olduğunu söyleyen Vali İrfan Balkanlıoğlu, “ Valilikte her gün vatandaşımız iş istiyor bizden. Bingöl’de, maalesef tarım alanları yüzde 7 civarında. Tarım alanları çok kısıtlı. Tarım yapmak için o kadar ovalarımız yok. Ancak çok güzel arıcılık yapabilecek dağlarımız, yaylalarımız var. Hayvancılık yapabiliriz, arıcılık yapabiliriz. Bingöl’e ben gelmeden yıllar önce bile Kiğı, Yayladere balı olduğunu duyduk. Ancak Bingöl balı ve arıcılık hak ettiği yerinde durmuyor. Başka şehirden arıcılar ilimize geliyor. Demek ki kapasitemizin çok altında üretim yapıyoruz” dedi.

BİNGÖL’ÜN MAKUS TALİHİNİ DEĞİŞTİRECEĞİZ

Arıcılarımızın çok daha ileri seviyelere gelmeleri ve arıcılarla koordineli çalışmalarla Bingöl’ün makus talihini değiştireceğiz diyen Vali Balkanlıoğlu, “ Sayın Bakanımız birler için bir şans. Ancak her işte bizde bitiyor. Çalışacağız, üreteceğiz ve projelerimizle Bakan ve vekillerimizin karşısına çıkacağız. Proje olmadan hiç birşey kazanmak mümkün değildir. Bu işi bilimsel esaslara göre ve tasarlama tekniklerine göre yapmalıyız. Artık devir rekabet devri. Allah bu imkânı Bingöl’e bahşetmiş. Güzel ovalarımız, güzel yaylarımız, güzel çiçeklerimiz var. Bunu ispat etmemiz lazım. Bu paneli düzenleyen herkese teşekkür ederim” şeklinde konuştu

BİNGÖL BALI MARKA OLACAK

Bingöl için çok önemli olan arıcılık sektörünün, hak ettiği yeri alması gerektiğini söyleyen Bingöl Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mehmet Yaşa, “ Bingöl Balının marka değerini arttırmak için en ciddi girişim olarak yapılan bu organizasyonu İl Tarım Müdürlüğü ile beraber düzenlemekteyiz. Çok geç kalınmış bir çalışma olduğunun farkındayız. Ama bugün arıcılığımızın vizyonu ve geleceğini oluşturmak için arıcılarımız ve çok değerli panelistlerimizle çözüm önerilerimizi paylaşacağız. Bugün bu çalışmada sadece arıcılıkta kalite ve verim artışı değil, arıcılıkla ilgili bütün sorunlarımızı burada bulunan sektörün çok değerli diğer temsilcileriyle bütün yönleriyle çözüm arayıp bilgi aktarımı sağlayacağız. Bu panelin temel amacı Bingöl Balının marka değerini ve arıcılık sektörünün sorunlarını önce içerde yani ilimizde sektörün bütün bileşenleriyle beraber tartışmaktır. Ayrıca dünyada ve Türkiye’de yapılan arıcılıkla ilimizde yapılan arıcılık arasındaki farkı öğrenmeye çalışacağız. Yani bir bütün olarak arıcılık ve bal sektörüne birde Bingöl’den bakacağız. Bu panel bundan sonra yapacağımız çalışmalar için bize ışık tutacak ve bizleri yönlendirecektir” dedi.

BİRLİKTE ÇÖZÜM ÜRETECEĞİZ

Arı yetiştiricileri Birliği olarak bundan sonra arıcılarımızın sorunlarını arıcılarımızla beraber bir araya gelerek birlikte çözeceğiz diyen Yaşa, “Bizler yönetim olarak bundan sonra arıcımızın sorunlarını yerinde tespit ederek hemen çözüm arayışına başlayacağız. Bingöl Balının markalaşması için arıcılarımız ve bal sektörünün özverili çalışmalarının yanında bizlere her zaman kapısını açık tutan Valimiz İrfan Balkanlıoğlu olmak üzere ilimiz bürokrasisinin de yardımlarını bekliyoruz” şeklinde konuştu.

ARICILIK TARIMSAL BİR SEKTÖR

İl Tarım Müdürü Namet Sevinç, düzenlenen panel hakkında verdiği bilgide, panelin Bingöl ve Bingöl Balı için son derece önemli olduğunu vurguladı. Sevinç, “Ülkemiz; İklim koşulları, bitki örtüsündeki çeşitliliği, kovan varlığı(4.4 milyon adet) ve potansiyeli ile arıcılığa en uygun ülkelerden biridir. Türkiye’de arıcılık; çok eski yıllardan bu yana geleneksel olarak yapılan ve sosyo-ekonomik nitelik taşıyan bir tarımsal faaliyettir. Ülkemizde yaklaşık 4.4 milyon kovan ile 70 bin ton bal üretilirken, ilimizde mevcut 91 bin 502 adet kovan ile bin 819 ton bal üretimi gerçekleşmiştir. Ki bununda ülkemizdeki bal üretimine oranı yüzde 2,6’dır. İlimizde toplam nüfusun yüzde 43,7’si kırsal alanda yaşamaktadır. Tarım iş kolunda çalışanların toplam istihdam içerisindeki payı yüzde 69,9 iken sanayi iş kolunda çalışanların toplam istihdam içerisindeki payı yüzde 1,4’tür. Buda; İstihdamın sektörel dağılım itibari ile tarım ağırlıklı bir yapı sergilendiğini göstermektedir” dedi.

BAL PAKETLEME TESİSİ PROJESİ HAYATA GEÇTİ

Sevinç, “Yöremizde sanayi üretimi ve sanayinin istihdama katkısı oldukça düşük olduğundan mevcut koşullarda kişi başına düşen milli gelirin arttırılması ancak “Tarımsal Üretim Değerinin” arttırılması ile mümkündür. Arıcılık ve bal sektörlerini geliştirmek amacı ile İl Müdürlüğümüzce yapılan bazı çalışmalardan bahsetmek gerekirse; 2004 yılında “Bingöl İli Arıcılık Yetiştiricileri Birliği” kurulmuş ve bugün itibari ile 635 üyesi mevcuttur. Bin 610(Kümülatif manada) çiftçimize; Arılı kovan, Ana arı ve Süzme bal desteği olarak 3.4 Trilyon ödeme yapılmıştır. Ayrıca; Kırsal Kalkınma Yatırımlarını Destekleme Projelerinden 3 adet Bal Paketleme Tesisi Projesi hayata geçirilmiş ve bu projelere toplam 630 bin TL hibe desteği sağlanmıştır. Birim başına verimin daha çok olduğu, kaliteli, her türlü katkı maddesinden arındırılmış, markalı ve patentli, iç ve dış pazarda; gerek sağlık ve gerekse ekonomik anlamda rakip tanımayan ve ülkesel düzeyde ciddi bir katma değer sağlayacak bu mucizevî ürüne sahip çıkmaktır. Bu panelin hayırlı işler yapmamıza vesile olması dileği ile hepinize saygılar sunuyorum” şeklinde konuştu.

DESTEKTE BULUNDUK

Panelistlerden, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Dr. Cevdet Akdeniz, “Tarım Bakanlığı 2003 yılından önce anaarı desteklenmesinin ardından bal ve kovan başına destekleme ile ileticiye büyüyene kadar toplam 40 milyon TL ödeme yapmıştır. Bunun dışında 2008 yılı hak edişleri sonucu 2009 yılında ödenen toplam destekleme miktarı Bingöl için toplam 3,690.836 TL. Bunun milyon 13 bin 282 TL’lik miktarı sadece hayvancılık desteği olarak ödenmiştir. Sadece arıcılıkta 2003–2008 yıları arasında 2 bin 900 milyon TL ödeme yapılmıştır” şeklinde konuştu.

BİNGÖL BALI HAK ETTİĞİ DEĞERE KAVUŞMALI!

Panelde konuşan Milletvekilleri Kazım Ataoğlu ve Yusuf Coşkun da Bingöl balının hak ettiği değere kavuşturulması için çalışmaların arttırılması gerektiğini söyledi.

PANELİSTLER

‘Arıcılık ve Arıcılığın Geleceği’ konulu panelde; Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Bahri Yılmaz, Atatürk Üniversitesi Öğretim üyesi Prof. Dr. Ferhat Genç, Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Artık ve Bingöl Üniversitesi Ziraat Fakültesi Arıcılık Bölümü öğretim üyesi Mehmet Ali Kutlu konuşmacı olarak katıldı.

27 Mayıs 2009

Haber: http://www.bingolgazetesi.com.tr