Enerji deposu bal bildiğiniz gibi peteklerde yapılır. Peki peteğin şekli hiç dikkatinizi çekti mi?

İşte bu ilginç detayın ayrıntısı dikkat çekici.. Arılar peteklerini altıgen biçimde yaparlar.Çünkü altıgen, en az malzeme kullanarak en fazla balın depolandığı dolayısıyla da en fazla faydanın sağlandığı biçimdir.Ayrıca altıgen biçimde peteğin dayanıklılığı da maksimumdur.Petekler daire biçimli ya abeşgen biçiminde olsaydı aralarda boşluklar meydana gelirdi.Üçgen ya da dörtgen biçimli peteklerde boşluk kalmaz.

Ancak bunlarda da altıgen biçimine göre daha fazla malzeme kullanılması gerekirdi.

Balın hiç şüphesiz ilk akla gelen özelliği tatlı olmasıdır. Bunun sebebi balın içindeki üç şekerdir: Üzüm şekeri (% 34), sakroz (% 2) ve levulose (meyve şekeri % 40). Bundan başka balın % 17’si su, geri kalan % 7’lik bölümü ise demir, sodyum, sülfür, magnezyum, fosfor, polen, manganez, alüminyum, gümüş, albümin, dekstrin, nitrojen, protein ve asitlerden oluşur. Balın kalitesini belirleyen bu % 7’lik karışımdır.
Balı bildiğimiz şekerden ayıran çok önemli bir fark vardır. Şeker ancak sindirim sisteminde değişime uğradıktan sonra kana karışırken, bal sindirime gerek olmadan çok süratli bir şekilde kana karışır. Çünkü içerdiği meyve şekeri ve üzüm şekeri, ilk başta oranı oldukça fazla olan sakrozun ters-yüz olmasıyla meydana gelir. Bu yüzden bu şekerlere “basit şekerler” denir. Kısacası bal insan vücudunun en yüksek derecede ve en hızlı şekilde faydalanacağı şekilde tasarlanmış bir gıdadır. Ilık su ile karıştırılan balın birkaç dakika içinde vücuda enerji verdiği tespit edilmiştir. Tablo 100 gram balın kimyasal analizini göstermektedir.