Inmotion Web Hosting Bluehost Web Hosting WebHostingPad Web Hosting JustHost Web Hosting Hostmonster Web Hosting Globat Web Hosting Yahoo Web Hosting GoDaddy Web Hosting Lunarpages Web Hosting Dot5Hosting Web Hosting

Bebeklere bal yedirilmeli mi? Hayır!

Kategori Soru Cevap | Bingöl Organik Yayla Balı | Aralık 2011

Uzmanların verdiği bilgiye göre, arılar bal yapmak için nektar toplarlarken botulizm bakteri sporlarını da beraber alıp farkında olmadan bal yapımında kullanabilirler. Yetişkinlerde bu balın yenmesi sorun yaratmaz. Gerek vücudun savunma sistemi gerekse midenin asitli ortamı, bu bakterinin zarar vermesine müsaade etmezler. Bebeklerde ise hem savunma sistemi yeterli gelişmemiştir, hem de mide hala ancak anne sütünü hazmedebilecek durumdadır.

Yetişkinlerin aksine bebeklerin sindirim sisteminde botulizm sporlarını kontrol eden ve bakterinin çoğalmasını ve zehir üretmesini önleyen faydalı bakteriler henüz gelişmemiştir.

Bu bakteri bebeklerde botulizm adı verilen tehlikeli bir zehirlenmeye neden olabilir. Zehirlenen bebek nefes alma ve yutkunma zorluğu çekebilir, kol, bacaklar ve boyunda güçsüzlük ortaya çıkabilir, durum çok ciddi sonuçlara yol açabilir.

Bir yaşını geçmiş çocuklara balın bir zararı olmazken, bu nedenlerle doktorlar tarafından 12 aylıktan daha küçük bebeklere bal yedirilmemesi tavsiye ediliyor.

Kaynakça:

www.cnnturk.com/2011/turkiye/11/20/bebeklere.bal.yasagi/637403.0/index.html

Toplam Okunma : 223 Bugün Okunma :2 Son Okunma Tarihi:02/05/2012


Sahte balı anlayabilir miyiz?

Kategori Soru Cevap | Bingöl Organik Yayla Balı | Aralık 2011

Şu ara Tv kanallarında yüksek bütçeli bal reklamları dönüp durmakta,birçoğu halka ballarının saf bal olduğunu akışkanlığı gibi komik ifadelerle ispatlamaya çalışıyorlar.

Bilim denen bir olgudan haberdar değil galiba bu arkadaşlar,orda laboratuar analizlerinden bahsetseler zaten halkın büyük bir kısmı anlamayacak ama yine de bu konuya bi açıklık getirmek lazım.

Sahte bal öyle akıpma ile şunla bunla anlaşılmaz.Laboratuara vereceksin analiz edip sana içinde ne var ne yok söyleyecekler.

Bilimden,teknikten şaşmamanızı ve balınızı güvendiğiniz kişilerden almanızı öneririm…

Toplam Okunma : 250 Bugün Okunma :0 Son Okunma Tarihi:02/06/2012


Acı bal tüketilmeli mi?

Kategori Soru Cevap | Bingöl Organik Yayla Balı | Ocak 2011

Zonguldak İl Sağlık Müdürü Rüstem Albayrak, kentte bu yıl 128 kişinin zehirlenmesine yol açan acı balın tüketilmemesi gerektiğini bildirdi.

Albayrak, yazılı açıklamasında, özellikle Devrek, Alaplı ve Ereğli ilçelerinde olmak üzere acı bal zehirlenmelerinde artış yaşandığını, il genelinde 128 vakaya rastlanıldığını belirtti.

Acı bal zehirlenmesinin halk arasında ”dağ gülü” olarak bilinen ”rhododendron” familyası bitkilerinden beslenen arıların ürettiği balın tüketilmesiyle ortaya çıktığını anlatan Albayrak, şunları kaydetti:

”Rhododendron ailesi üyelerindeki bitkinin tüm parçaları zehirlidir. Karadeniz Bölgesi’nde yetişen bu çiçeklerde bulunan ‘grayanotoksin’ adlı madde arılar tarafından alınmasıyla zehir bala karışır. Balda zehrin bulunup bulunmadığı ancak analizlerle mümkün olabilmektedir. Halk arasında ‘deli bal’ olarak da bilinen balın yenilmesinden bir iki saat sonra belirtiler ortaya çıkar ve zehirlenme ciddi değilse 12-24 saat içinde düzelir. Ancak hayatı tehdit eden zehirlenmeler de olabilir. Balı yiyen kişide uyuşma, karıncalanma, yanma hissi, ağız etrafından uyuşma, burunda kaşınma, deride ve gözlerde kızarıklık, baş dönmesi gibi bulgular, koma hatta ölümle bile sonuçlanabilmektedir. Kentte bu yıl 128 kişinin zehirlenmesine yol açan acı bal tüketilmemeli.”

Kaynak: ntvmsnbc.com

Toplam Okunma : 1008 Bugün Okunma :2 Son Okunma Tarihi:02/06/2012


Gerçek bal şekerlenir mi?

Kategori Soru Cevap | Bingöl Organik Yayla Balı | Ocak 2011

Türkiye kovan sayısı bakımından dünyanın ikinci büyük ülkesi olmasına karşın kişi başına tüketim ayda 300 gram. Avrupa’da ise kişi başına ayda 1-1,5 kilogram bal tüketiliyor.

Eskişehir Arıcılar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Gürbüz Turhan, polenlerin özelliğine göre balın bir gün ile bir yıl arasından mutlaka kristalize olduğunu söyledi.

Turhan, balın, arıların çiçeklerden ve çiçekli ağaçların yapraklarından salgılanan nektar ve salgıları toplayarak kovana getirirken kursaklarında kendilerinden bazı enzimleri katıp petek gözüne aktardığını belirterek, petek gözünde depolanan sıvı maddenin de bal olduğunu kaydetti.

Dışarıdan arıya glikoz, şeker ve buna benzer gıdalar verildiğinde balın hakiki olmayacağını ifade eden Turhan, şöyle konuştu:

”Balı arı yapar. Arının yaptığı gerçek bal kristalize olur. Halk deyimiyle şekerlenir. Bal çiçek balı ve salgı balı olmak üzere ikiye ayrılır. Çiçek balının içinde polen olduğundan dolayı kristallenir. Polenlerin özelliğine göre bal bir gün ile bir yıl arasından mutlaka kristalize olur. Salgı balları kristalize olmaz. Alındıkları gibi uzun yıllar berraklığını korur. Halk arasında çam balı olarak bildiğimiz bu çeşit, diğerlerine nazaran pek makbul değil. Balı kristalize eden en büyük etkenlerden biri de balın içindeki şekerdir. Balın yüzde 80′i şeker, yüzde 20′si de sudur. Şekerin de yüzde 3′ü de mutfaklarda kullandığımız, bilinen çay şekeri, diğer kısmı meyve ve üzüm şekeridir. Bir balda meyve şekeri fazlaysa o bal çok uzun süre sonra kristalize olur.”

SAHTE BALCILARA DİKKAT

Turhan, gerçek balın kristalize olduğunu, kristalize olmayan balın ya salgı ya da şekerden üretilmiş sahte bal olduğunu ifade ederek, vatandaşlarımızın kristalize olan bala rağbet etmesi gerekir. Balın kristalize olması aynı zamanda binlerce yıl bozulmadan kalabilmesi için kendisini korumaya alma işlemidir. Yani doğal bir olaydır. Kristalize olan bal özelliğinden ve lezzetinden hiç bir şey kaybetmez” dedi.

Avrupa’da insanların kristalize olan balı tükettiğini vurgulayan Turhan, şunları belirtti:

”Balı kristalize olmuş şekliyle tüketmek daha iyidir. Donmuş bal 42-45 dereceler arasında 8-10 saat su dolu bir kapta ısıtılarak çözdürülür. Tüketicimiz balını güvendiği yerlerden almalı. Piyasada glikoza bal esansı karıştırarak satan sahte balcılar var. Bunlara dikkat edilmesi gerekir.”

AYDA BİR KİLO TÜKETMELİ

Turhan, Türkiye’nin kovan sayısı bakımından dünyanın ikinci büyük ülkesi olduğunu belirterek, ”Ancak, ülkemizde kişi başına bal tüketimi aylık ortalama 300 gram. Bu oldukça düşüktür. Avrupa’da ise kişi başına ayda 1-1,5 kilogram bal tüketiliyor. Biz genelde hasta olunca ya da biri tavsiye edince bal yeriz. Oysa bir kişi ayda en az bir kilo bal tüketmelidir. Bal karaciğeri yormadan kana karışıyor. Dinç ve genç kalmanın en büyük ilacıdır” dedi.

Kaynak: ntvmsnbc

Toplam Okunma : 1627 Bugün Okunma :12 Son Okunma Tarihi:02/06/2012


Gerçek bal nasıl anlaşılır?

Kategori Soru Cevap | Bingöl Organik Yayla Balı | Ocak 2011
  • Aynı ölçek iki kaba tam süzülmüş gerçek bal ve glikozlu bal koyup ağırlıklarını karşılaştırdığınızda, gerçek bal çok daha ağır gelir.
  • Bal buzdolabında şekerleniyorsa gerçektir.
  • Balın kesafeti (yoğunluğu) çok, akışkanlığı sürekli olmalıdır, kesik kesik akan bal sahtedir. Çiçek balı hızlı, çam balı ise daha yavaş akar.
  • Bir kaşığa bal koyup ateşe tuttuğunuzda gerçek bal oldukça akışkan olur, dayanıklıdır geç yanar; glikoz balı ise çabuk yanar ve kömürleşir.
  • Buzdolabında yaklaşık bir ay bekleyen balın krem ya da tereyağ kıvamına gelmesinin balın hakiki olduğunu gösteriyor.
  • Sabit kalem (kuşun kalem değil ucu ıslandığı zaman mor renk yazan) alın bala uç kısımını daldırın sonra parmağınıza sürün renkli olarak çıkıyorsa bal karışıktır çıkmıyorsa hakiki baldır.
  • Soğuk havada donma yapmaz ise bal sahtedir… Zeytin yağının donması gibi kavanozun alt kısımları donma yapar ise hakiki baldır.
  • Sahte balın rengi biraz daha açıktır, normal balın kokusu yoktur. Normal balın kıvamı biraz daha katıdır.
  • Balı kaşıkla alıp yere döktüğünde sahte bal uzayıp resmen örümcek ağı gibi havada uçar.
  • Balın şekerlenmesi durumunda ise, eski hâlini alması için güneşe çıkarılması veya kabıyla birlikte sıcak suya konulması kâfidir.
  • Bal şekerle yapılan diğer şerbetlere nazaran çok daha fala keskindir. Fazla yendiği zaman genizde hafif yanma yapar. bu yediğiniz gerçek baldır.Balda hafif te olsa şekerden kaynaklı alkol olması nedeni ile kibrit çöpü veya kağıt üzerinde cızırdayarak yanar.
  • Gerçek bal, kekik, keven çiçeklerinin çeşitlerine göre açık mor, sarı, hafif kırmızı veya buzlu cam renklerinde veya bu renklerin değişik tonlarında olabilir. Glikozlu ballar ise açık cam renginde ve daha şeffaf olur.
  • Düzenli bir şekilde tüketildiğinde gerçek bal şeker hastalarında, şeker değerini sadece birkaç puan artırır. Ancak aynı miktarda tüketilen glikozlu bal şeker hastalarını komaya dahi sokabilir.

Toplam Okunma : 1321 Bugün Okunma :1 Son Okunma Tarihi:02/03/2012


Balmumu nasıl ortaya çıkmıştır?

Kategori Soru Cevap | Bingöl Organik Yayla Balı | Nisan 2010

Arıların petek üretimi balmumunun varlığına bağlıdır. Balmumu gibi petek yapımı için son derece uygun olan bir maddenin arılar tarafından üretiliyor olması başlı başına bir yaratılış delilidir.

Öncelikle kendilerine tamamen yabancı bir madde olan balmumunun içeriğini arılar nasıl bulmuşlardır?

Ve nasıl olup da her arı aynı formülü, aynı kıvamı hatasız olarak milyonlarca yıldır tutturabilmektedir?

Arılar balmumu gibi ideal bir malzemenin üretimini yapacakları sistemleri vücutlarında nasıl oluşturmuşlardır?

Bir an için arıların herhangi bir şekilde peteğin hammaddesi olan balmumunu üretmeyi başardıklarını varsayalım. Bu başarı tek başına hiçbir şey ifade etmeyecektir. Çünkü arı aynı zamanda, yapacağı inşaat için gerekli olan tüm teknik bilgi ve beceriye de sahip olmalıdır.

Yine bir arının -hiç mümkün olmasa da- bu özelliklere şans eseri sahip olduğunu varsayalım; bu da kesinlikle yeterli olmayacaktır. Söz konusu arı, bu bilgiyi bir şekilde diğer koloni üyelerine öğretmek zorundadır. Ve onların bedenlerinde de balmumu üretmek için gerekli olan sistemi oluşturması gerekmektedir. Ayrıca daha sonra gelecek olan nesillere de bu bilgiyi ve üretim sistemini aktarmak zorundadır.

Bunların da ötesinde bütün arıların birlikte çalışabilecekleri şekilde bir iş bölümü yapmayı bilmeleri de gerekmektedir. Çünkü arıların her birinin petek örme bilgi ve becerisine sahip olmaları yeterli değildir. Arıların birlikte iş yapmak için gerekli olan organizasyonu yapabilecekleri akla ve bilince de sahip olmaları gerekmektedir. Çünkü arıların bu organizasyonu nasıl gerçekleştirdiği, nasıl olup da aralarında iletişimin sağlandığı, on binlerce arının karanlık bir kovanda hiçbir karışıklık çıkarmamasının altında ne gibi bir düzenin yattığı gibi pek çok sorunun da yanıtlanması şarttır.

Toplam Okunma : 1601 Bugün Okunma :0 Son Okunma Tarihi:02/05/2012


Petek Yapımında İlk Aşama,Balmumu Yapımı

Kategori Soru Cevap | Bingöl Organik Yayla Balı | Nisan 2010

Arı peteklerinin temel inşaat malzemesi balmumudur. Arılar balmumunu, karınlarının altında yer alan 4 çift salgı bezinden salgılarlar. Bu salgı bezlerinin bitiştiği yerde iki küçük aralık vardır. Balmumu bu aralıklarda ufak ince pullar şeklinde oluşur. Arılar bu küçük tabakaları almak için tüylerden oluşan arka bacaklarındaki kancalarını kullanırlar. Bunu balmumu plakasına geçirir ve arka bacaklarıyla çekip dışarı çıkarırlar. Sonra ileri iterek önce orta, sonra ön ayaklarına ulaştırırlar. (Arılar 6 bacaklıdır) Son olarak plakayı çene kemikleri ile alır ve yoğurarak işlenebilir kıvama getirirler.[1]

Bir mum pulcuğu alınır alınmaz, aralıktan hemen ikincisi çıkar. Yalnız balmumunun salgılanması için en önemli unsur sıcaklıktır. Bu yüzden işçi arılar peteği inşa etmeye başladıklarında ilk olarak birbirlerine zincir halinde kenetlenir, adeta bir top halini alırlar. Bu sayede balmumu için gerekli olan 35 oC ısı sağlanmış olur. Yoğurma işlemi bu en uygun ısı derecesinde yapılır ve böylece plastikleştirilmiş, inşaata elverişli balmumu hazır olur.

Balmumunun rengi ilk salgılandığı zaman beyazdır. İçine polen ve başka maddeler karıştıkça renk sarıya ve kahverengiye döner. Balmumunun kimyasal içeriği ise şöyledir:[2]

Hidrokarbon % 14

Monoesterler % 35

Diesterler % 14

Hidroksi Polyesterler % 8

Serbest asitler % 12

Balmumu üretimi oldukça fazla enerji gerektiren bir işlemdir. Bu nedenle arılar 1 kg. balmumu yapmak için yaklaşık olarak 22 kg. bal tüketirler. Arılar balmumunu salgı bezlerinden her seferinde yaklaşık olarak bir toplu iğnenin başı büyüklüğünde parçalar halinde çıkartırlar.[3]

Bu oran göz önünde bulundurulduğunda balmumunun neden bu kadar kıymetli olduğu daha iyi anlaşılmaktadır. Arılar en küçük bir mum kırıntısını bile çok iyi değerlendirerek balmumundan maksimum istifade ederler. Hatta bir kovanı tamamen terk etmeleri gerektiğinde de bal tüketerek balmumu üretmek yerine, eski kovandan balmumu taşımak gibi bir yönteme başvurdukları bile gözlenmiştir. Bu konuda araştırma yapan Alman bilim adamı Dr. N. Koeniger başka bir yerde yeni bir kovan yapmak için eski kovanı terk eden bir arı kolonisi bulmuştur. Ertesi gün işçi arıların kovana geri döndüğünü gözlemleyen Koeniger, arıların eski hücrelerden balmumu kemirdiğini ve bunları yeni yuvalarına taşıdığını tespit etmiştir. Arıların bu tutumlu davranışlarının nedeni balmumunun üretiminde çok enerji gerekmesidir.

Arılar toplu iğne başı büyüklüğünde parçalardan oluşturdukları balmumunu çok akılcı bir şekilde kullanarak en az balmumu ile en fazla petek inşa ederler. Örneğin arıların 22.5×37 cm. ebatlarında bir petek için sadece 40 gr. balmumu harcadıkları saptanmıştır. Boş ağırlığı 40 gr. olan bu petek yaklaşık 2 kg. bal depolayabilmektedir.[4]

[1]Prof. Karl von Frisch, Arıların Hayatı, s. 22

[2]Mark L. Winston, The Biology of the Honey Bee, Harvard Unv. Press, 1991, s.36

[3]Mark L. Winston, The Biology of the Honey Bee, Harvard Unv. Press, 1991, s.83

[4]Prof. Karl von Frisch, Animal Architecture, A Helen and Kurt Wolff Book/Harcourt Brace Jovanavich, Inc. New York and London; s.87

Toplam Okunma : 1578 Bugün Okunma :0 Son Okunma Tarihi:02/05/2012


Sonraki Sayfa »

    Duyuru Panosu

    2011 -2012 sezonu yayla balımız çıkmıştır.
    Yeni sezonla birlikte Türkiye geneli siparişlerimiz yoğunlaşmış durumda siz değerli müşterilerimizin mevcut balımız tükenmeden iletişime geçmelerini öneririz.
    Coşkun Satıcı | Mobil İletişim: 0505 521 9712

Copyright |2008-2011 Üretici Aileden %100 Doğal Yayla Çiçek Balı | Numaranızı bırakın biz sizi arayalım | Since 1985.