Inmotion Web Hosting Bluehost Web Hosting WebHostingPad Web Hosting JustHost Web Hosting Hostmonster Web Hosting Globat Web Hosting Yahoo Web Hosting GoDaddy Web Hosting Lunarpages Web Hosting Dot5Hosting Web Hosting

Bingöl Yöresinde Toplanan Bal ve Propolisin Araştırmaları

Posted under Bizden by Bingöl Organik Yayla Balı on Salı 29 Eylül 2009 at 04:40

Bu çalışmada, Bingöl İli ve çevresinden toplanan bal ve propolisin antimikrobiyal etkisi araştırılmıştır. Bal ve propolis ekstraktlarının antimikrobiyal aktivitesi çeşitli mantar türleri kullanılarak test edilmiştir. Araştırma sonucunda, bal ve propolis ekstraktlarının Gram negatif (-) ve Gram pozitif (+) bakterilere karşı antibakteriyal ve mantarlara karşı da antifungal aktivitelerinin olduğu tespit edilmiştir.

Yüzyıllar boyu bal, insanoğlu için önemli besin kaynağıdır. Doğal ürün olarak tedavi de yaygın olarak kullanılmaktadır. Ancak, bilimsel araştırmaların eksikliği nedeniyle günümüzde modern ilaç endüstrisinde çok az kullanılmaktadır [1]. Balın antibakteriyal etkisinin osmolaritesinden çok, balda bulunan diğer komponentlere bağlı olduğuna yönelik mikrobiyolojik çalışmalar bulunmaktadır. Baldaki en önemli antibakteriyal ajan olarak bilinen madde hidrojen peroksittir. Balın antibakteriyal aktivite düzeyinin test edildiği çalışmalarda, 10 kez veya daha fazla sulandırıldığında bile balın yaygın olarak infeksiyona neden olan bazı bakteri türlerinin gelişmesini tamamen inhibe ettiği belirtilmektedir [2, 3].

Baldaki bazı bileşikler etanol-eter ile ekstakte edilerek ince tabaka kromatografisinde ayrıldıktan sonra antimikrobiyal etkisi araştırılmış ve önemli miktarda metil-3,5-dimetoksi-4-hidroksi benzoat (metil sringat) bulunmuştur. İlave olarak metil 3,4,5-tri metoksi benzoat ve etil esterlerinin Staphylococcus aureus’a karşı antibakterial etkisi araştırılmıştır. Metil sringat’ın antibakteriyal etkisinin diğer asitlerden daha fazla olduğu belirtilmiştir [4,5].

Balda bulunan Clostrium botulinum ve Bacillus subtilis sporlarının radyasyonlara dayanıklı olduğu belirtilmiştir [6]. Helicobacter pylori ve bazı patojenik mikroorganizmalara Z. Aksoy ve M. Digrak 472 (Gram + ve Gram -) karşı antimikrobiyal etkisi araştırılmış ve kültür ortamına ilave edilen % 20 bal konsantrasyonunun belirtilen bakterilerin gelişmesini inhibe ettiği gösterilmiştir [7].

Baldaki bazı bileşikler etanol-eter ile ekstrakte edilerek ince tabaka kromatografisinde ayrıldıktan sonra antimikrobiyal etkisi araştırılmış ve önemli miktarda metil-3,5-dimetoksi-4-hidroksi benzoat (metil sringat) bulunmuştur. İlave olarak metil 3,4,5-tri metoksi benzoat ve metil esterlerinin Staphylococcus aureus’a karşı antibakteriyal etkisinin olduğu gösterilmiştir [5]. Ayrıca, metil sringat’ın antibakteriyal etkisinin diğer asitlerden daha fazla olduğu da belirtilmiştir.

Propolis üzerinde yapılan çalışmalar, bu maddenin bir çok antimikrobiyal özellikler taşıdığını, aynı zamanda insan sağlığı için çok önemli ve gerekli olan vitaminler, mineral ve elementler de ihtiva ettiğini göstermiştir. B1, B2, C ve E vitaminleri ile bakır, kalsiyum aliminyum, stronsiyum ve vanadium elementlerinin de bulunduğu belirtilmiştir [8,9]. Ayrıca, miristik asit, benzoik asit, benzil alkol, kafeik asit, vanilin, sinamik asit, acacetin, kamferide ve izovanilin gibi kimyasal bileşiklerinde bulunduğu tespit edilmiştir [9].

Balıkesir yöresi ballarının Staphlococcus aureus, Bacillus subtilis, Escherichia coli, Pseudomonas multophica ve Klebsiella pneumoniae’ye antibakteriyal etkili olduğu, Candida albicans M IV 270, Aspergillus niger KUEN 1147 ve A. fumigatus KUEN 1145’a karşı antifungal etkisinin olmadığı rapor edilmiştir [10]. Yapılan diğer bir araştırmada, 150μg/ml propolisin Toxoplasma gondeii ve Trichomonas vaginalis’i 24 saat içinde öldürdüğü tespit edilmiştir [11]. Propolis ekstraktında bulunan Pinobanksin-3- acetate (flavonoid), Pinocemprin, Galangin, Benzyl p-coumarate ve kafeik asitin antimikrobiyal aktivitesinin olduğunu tespit etmişlerdir. Araştırmacılar, propolisin Bacillus subtilis, Staphylococcus aureus, Candida albicans ve Trchophyton mentagrophytes türlerine karşı antimikrobiyal etkisinin olduğunu belirtmişlerdir [12].

ARAŞTIRMANIN DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Haber : Bindavhaber.com

Toplam Okunma : 1332 Bugün Okunma :1 Son Okunma Tarihi:09/08/2010


Bingöl balı TBMM’de

Posted under Bizden by Bingöl Organik Yayla Balı on Salı 29 Eylül 2009 at 04:38

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Bingöl Milletvekili Feyzi Berdibek, TBMM’deki bütün vekillere birer paket Bingöl balı hediye etti.
Bingöl’de hazırlattığı bal paketlerini önceki gün Ankara’ya götüren Berdibek’in Bingöl balını tanıtmak için 546 milletvekiline bir kilo 200 gramlık birer paket verdiği bildirildi. Bingöl balını tanıtmak üzere başlattığı çalışmalar çerçevesinde kilogram fiyatı 7 milyon liradan 658 kilo 800 gram balı TBMM’ye götüren Feyzi Berdibek’in hediyelik bal için 4 milyar 600 milyon lira masraf yaptığı belirtildi. Konu ile ilgili bir açıklama yapan AK Parti Bingöl Milletvekili Feyzi Berdibek, amacının Bingöl balını tanıtmak olduğunu söyledi. Berdibek, “Bingöl balını tanıtmak için böyle bir çalışma başlattım. Bal paketlerini verdiğim milletvekilleri çok sevindiklerini belirttiler. Meclis’teki milletvekillerine hem bir hediye paketi verdik, hem de kendi memleketimizin balını tanıttık. Hediye vesilesiyle tanıtmış olduğumuz Bingöl balının kalitesi tespit edildikten sonra tutulacağından eminim” dedi.

Haber : Mynet.com

Toplam Okunma : 653 Bugün Okunma :0 Son Okunma Tarihi:09/08/2010


Kaliteli Bal Markalaşır

Posted under Bizden by Bingöl Organik Yayla Balı on Salı 29 Eylül 2009 at 04:36

Bal üretiminde kaliteyi korumamız lazım diyen Bakan Yılmaz: Bingöl eşik noktasında, başka bir kulvara geçeceğiz

Devlet Bakanı Yılmaz: Bingöl, belli bir seviyede eşik noktasına geldi, başka bir kulvara geçeceğiz. Bingöl Üniversitesi açıldı. Havaalanı, Organize Sanayi Bölgesi, Duble Yol Çalışmaları, yeni Devlet Hastanesi, ilçelerde devlet hastanesi yapım çalışmaları devam ediyor

Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, ‘Arıcılık ve Arıcılığın Geleceği’ konulu panele katıldı. Bir dizi temaslarda bulunmak üzere Bingöl’e gelen Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, Kültür Merkezi’nde dün saat 11:00’de başlayan panele katıldı. Panele; Bakan Yılmaz’ın yanısıra milletvekilleri Kazım Ataoğlu ve Yusuf Coşkun, Vali İrfan Balkanlıoğlu, Belediye Başkanı Serdar Atalay, Bingöl Üniversitesi Rektörü Gıyasettin Baydaş, İl Emniyet Müdürü Ekrem Çelik, daire müdürleri, arıcılar ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Bakan Yılmaz, panelin açılışında yaptığı konuşmada, aynı zamanda AK Parti İl Başkanı da olan Bingöl Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mehmet Yaşa’nın başarılı çalışmalara imza attığına dikkat çekerek paneli düzenleyenlere teşekkür etti.

ÜRETİME YÖNELİK ÇALIŞMALARI GELİŞTİRMELİYİZ

Bakan Yılmaz, panelin açılışında yaptığı konuşmada“Bir takım sıkıntıların etkisiyle üretim kültüründen uzaklaşmışız. Üretim alanında kafa yormamız lazım. Dedikodu ve kısır çekişmelerle hiçbir şey olmuyor. Lafla peynir gemisi yürümüyor. Üretime yönelik çalışmaları geliştirmeliyiz. Gençlerimize üretim alanında katkı sunmamız gerekiyor. Büyük çaba sarfeden sayın Valimiz, daire müdürlerinin çalışmalarıyla Organize Sanayi Bölgesi’nde üretime yönelik faaliyetleri geliştirmeye gayret ediyor” dedi.

BİNGÖL, SIÇRAMA SEVİYESİNE ULAŞTI

Üretim ve verimliliğin artırılmasının Bingöl’ün kalkınmasına önemli katkılar sunacağına dikkat çeken Bakan Yılmaz, “Bingöl’de Kırsal Kalkınma Projeleri kapsamında 16 proje kabul edildi. Üretimde kaliteyi korumamız lazım. Uzun vadede Türkiye ve Dünyada balımızı tanıtarak markalaştıracaksak hepimize sorumluluk düşüyor. Bu konuda birbirimizin bekçisi olmalıyız. Kaliteye ne kadar önem verirseniz markalaşacak Bingöl Balı’nın fiyatı da yükselir. Bingöl, belli bir seviyede eşik noktasına geldi, başka bir kulvara geçeceğiz. Bingöl Üniversitesi açıldı. Havaalanı, Organize Sanayi Bölgesi, Duble Yol Çalışmaları, yeni Devlet Hastanesi, ilçelerde devlet hastanesi yapım çalışmaları devam ediyor” şeklinde konuştu.

GİRİŞİMCİYİ, YATIRIMA DAVET EDİYORUZ

Yılmaz, kamu kuruluşlarının yaptığı yatırımlarla bir şehrin kalkınmasının mümkün olamayacağına da işaret etti. Bakan Yılmaz konuşmasını şöyle sürdürdü: “Girişimcileri Bingöl’e yatırıma davet ediyorum. Bingöl’de hayvancılık ve arıcılık alanındaki üretime meyveciliği de ilave edeceğiz. Üreten insanlar, daha rahat bir yaşam sürer, böylece sosyal ilişkileri de rahatlar.”

Arıcıların sorunları masaya yatırıldı

Arıcılar Birliği’nin düzenlediği panele, Devlet Bakanı Yılmaz da katıldı. ‘Arıcılık ve Arıcılığın Geleceği’ konulu panelde arıcıların sorunları ve Bingöl balının geleceği masaya yatırıldı

Bingöl Arı Yetiştiricileri Birliği ve Bingöl İl Tarım Müdürlüğü organizasyonuyla ‘Arıcılık ve Arıcılığın Geleceği’ konulu panel dün saat 11:00’de Kültür Merkezi’nde düzenlendi. Panele, Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz ile Milletvekilleri Yusuf Coşkun ve Kazım Ataoğlu, Vali İrfan Balkanlıoğlu, Belediye Başkanı Serdar Atalay, Bingöl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gıyasettin Baydaş, kurum amirleri ve vatandaşlar katıldı. Paneli çok sayıda arı yetiştiricisi de takip etti.

GENÇLERE ÜRETİM YOLUNDA İMKÂNLAR SUNMAMIZ LAZIM

Panelde konuşan Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, üreten insanların kendilerine olan özgüvenlerinin artacağını ifade ederek, “Gerçekten anlamlı bir şekilde üretime dönük faaliyetleri pekiştirmemiz lazım. Hakikaten Bingöl’ü ve özellikle gençlerini görüyoruz. Bu gençlere mutlaka üretim yolunda bir takım imkânlar sunmamız gerekiyor. Geçtiğimiz dönemde çok önemli şeyler yapıldı. Yapılmadı değil ama bunlar yeterli değil” dedi.

BİRBİRİMİZİN BEKÇİSİ OLMAMIZ LAZIM

Bakan Yılmaz, “Bir defa üretime atılmamız lazım. Fakat bu yetmez. Hep ısrarcı bir şekilde şunu da yapmamız lazım; kaliteyi mutlaka korumamız lazım. Kısa vadeli düşünüyorsak her türlü şey yapılabilir. Fakat gerçekten orta ve uzun vadede biz bu Bingöl balını Türkiye’de tanıtacaksak, yurt dışında tanıtacaksak, katma değerini yükselteceksek, markalaştıracaksak, mutlaka hepimize büyük sorumluluk düşüyor. Birbirimizin bekçisi olmamız lazım. Çünkü bir kişinin yaptığı yanlış maalesef bütün camiaya mal olabiliyor. Üretimimizi yaparken kaliteye çok büyük önem vermeliyiz. Kaliteye ne kadar önem verirsek o kadar markalaşacağız. O kadar yüksek fiyata balınızı satacaksınız” şeklinde konuştu.

SORUNLAR MASAYA YATIRILDI

Panelde; arı biyolojisi, arı sağlığı, gezginci arıcılık sorunları, üretim tekniği, bal, pazarlama teknikleri, arıcılık desteklemeleri, bölgede arıcılığın vizyonu ve geleceği konularıyla ilgili önemli bilgiler verildi. Arıcılıkla ilgili sorunlar hakkında arıcılarla fikir alışverişi yapılarak sorunlar masaya yatırıldı.

ÇOK GÜZEL ARICILIK YAPABİLECEK DAĞLARIMIZ, YAYLALARIMIZ VAR

Bingöl’e geldiğinden sonra buranın en büyük sorunu, en büyük problemi terörden de önceki problemi işsizlik ve yerinde geçinememe, ekonomik sıkıntı olduğunu söyleyen Vali İrfan Balkanlıoğlu, “ Valilikte her gün vatandaşımız iş istiyor bizden. Bingöl’de, maalesef tarım alanları yüzde 7 civarında. Tarım alanları çok kısıtlı. Tarım yapmak için o kadar ovalarımız yok. Ancak çok güzel arıcılık yapabilecek dağlarımız, yaylalarımız var. Hayvancılık yapabiliriz, arıcılık yapabiliriz. Bingöl’e ben gelmeden yıllar önce bile Kiğı, Yayladere balı olduğunu duyduk. Ancak Bingöl balı ve arıcılık hak ettiği yerinde durmuyor. Başka şehirden arıcılar ilimize geliyor. Demek ki kapasitemizin çok altında üretim yapıyoruz” dedi.

BİNGÖL’ÜN MAKUS TALİHİNİ DEĞİŞTİRECEĞİZ

Arıcılarımızın çok daha ileri seviyelere gelmeleri ve arıcılarla koordineli çalışmalarla Bingöl’ün makus talihini değiştireceğiz diyen Vali Balkanlıoğlu, “ Sayın Bakanımız birler için bir şans. Ancak her işte bizde bitiyor. Çalışacağız, üreteceğiz ve projelerimizle Bakan ve vekillerimizin karşısına çıkacağız. Proje olmadan hiç birşey kazanmak mümkün değildir. Bu işi bilimsel esaslara göre ve tasarlama tekniklerine göre yapmalıyız. Artık devir rekabet devri. Allah bu imkânı Bingöl’e bahşetmiş. Güzel ovalarımız, güzel yaylarımız, güzel çiçeklerimiz var. Bunu ispat etmemiz lazım. Bu paneli düzenleyen herkese teşekkür ederim” şeklinde konuştu

BİNGÖL BALI MARKA OLACAK

Bingöl için çok önemli olan arıcılık sektörünün, hak ettiği yeri alması gerektiğini söyleyen Bingöl Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mehmet Yaşa, “ Bingöl Balının marka değerini arttırmak için en ciddi girişim olarak yapılan bu organizasyonu İl Tarım Müdürlüğü ile beraber düzenlemekteyiz. Çok geç kalınmış bir çalışma olduğunun farkındayız. Ama bugün arıcılığımızın vizyonu ve geleceğini oluşturmak için arıcılarımız ve çok değerli panelistlerimizle çözüm önerilerimizi paylaşacağız. Bugün bu çalışmada sadece arıcılıkta kalite ve verim artışı değil, arıcılıkla ilgili bütün sorunlarımızı burada bulunan sektörün çok değerli diğer temsilcileriyle bütün yönleriyle çözüm arayıp bilgi aktarımı sağlayacağız. Bu panelin temel amacı Bingöl Balının marka değerini ve arıcılık sektörünün sorunlarını önce içerde yani ilimizde sektörün bütün bileşenleriyle beraber tartışmaktır. Ayrıca dünyada ve Türkiye’de yapılan arıcılıkla ilimizde yapılan arıcılık arasındaki farkı öğrenmeye çalışacağız. Yani bir bütün olarak arıcılık ve bal sektörüne birde Bingöl’den bakacağız. Bu panel bundan sonra yapacağımız çalışmalar için bize ışık tutacak ve bizleri yönlendirecektir” dedi.

BİRLİKTE ÇÖZÜM ÜRETECEĞİZ

Arı yetiştiricileri Birliği olarak bundan sonra arıcılarımızın sorunlarını arıcılarımızla beraber bir araya gelerek birlikte çözeceğiz diyen Yaşa, “Bizler yönetim olarak bundan sonra arıcımızın sorunlarını yerinde tespit ederek hemen çözüm arayışına başlayacağız. Bingöl Balının markalaşması için arıcılarımız ve bal sektörünün özverili çalışmalarının yanında bizlere her zaman kapısını açık tutan Valimiz İrfan Balkanlıoğlu olmak üzere ilimiz bürokrasisinin de yardımlarını bekliyoruz” şeklinde konuştu.

ARICILIK TARIMSAL BİR SEKTÖR

İl Tarım Müdürü Namet Sevinç, düzenlenen panel hakkında verdiği bilgide, panelin Bingöl ve Bingöl Balı için son derece önemli olduğunu vurguladı. Sevinç, “Ülkemiz; İklim koşulları, bitki örtüsündeki çeşitliliği, kovan varlığı(4.4 milyon adet) ve potansiyeli ile arıcılığa en uygun ülkelerden biridir. Türkiye’de arıcılık; çok eski yıllardan bu yana geleneksel olarak yapılan ve sosyo-ekonomik nitelik taşıyan bir tarımsal faaliyettir. Ülkemizde yaklaşık 4.4 milyon kovan ile 70 bin ton bal üretilirken, ilimizde mevcut 91 bin 502 adet kovan ile bin 819 ton bal üretimi gerçekleşmiştir. Ki bununda ülkemizdeki bal üretimine oranı yüzde 2,6’dır. İlimizde toplam nüfusun yüzde 43,7’si kırsal alanda yaşamaktadır. Tarım iş kolunda çalışanların toplam istihdam içerisindeki payı yüzde 69,9 iken sanayi iş kolunda çalışanların toplam istihdam içerisindeki payı yüzde 1,4’tür. Buda; İstihdamın sektörel dağılım itibari ile tarım ağırlıklı bir yapı sergilendiğini göstermektedir” dedi.

BAL PAKETLEME TESİSİ PROJESİ HAYATA GEÇTİ

Sevinç, “Yöremizde sanayi üretimi ve sanayinin istihdama katkısı oldukça düşük olduğundan mevcut koşullarda kişi başına düşen milli gelirin arttırılması ancak “Tarımsal Üretim Değerinin” arttırılması ile mümkündür. Arıcılık ve bal sektörlerini geliştirmek amacı ile İl Müdürlüğümüzce yapılan bazı çalışmalardan bahsetmek gerekirse; 2004 yılında “Bingöl İli Arıcılık Yetiştiricileri Birliği” kurulmuş ve bugün itibari ile 635 üyesi mevcuttur. Bin 610(Kümülatif manada) çiftçimize; Arılı kovan, Ana arı ve Süzme bal desteği olarak 3.4 Trilyon ödeme yapılmıştır. Ayrıca; Kırsal Kalkınma Yatırımlarını Destekleme Projelerinden 3 adet Bal Paketleme Tesisi Projesi hayata geçirilmiş ve bu projelere toplam 630 bin TL hibe desteği sağlanmıştır. Birim başına verimin daha çok olduğu, kaliteli, her türlü katkı maddesinden arındırılmış, markalı ve patentli, iç ve dış pazarda; gerek sağlık ve gerekse ekonomik anlamda rakip tanımayan ve ülkesel düzeyde ciddi bir katma değer sağlayacak bu mucizevî ürüne sahip çıkmaktır. Bu panelin hayırlı işler yapmamıza vesile olması dileği ile hepinize saygılar sunuyorum” şeklinde konuştu.

DESTEKTE BULUNDUK

Panelistlerden, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Dr. Cevdet Akdeniz, “Tarım Bakanlığı 2003 yılından önce anaarı desteklenmesinin ardından bal ve kovan başına destekleme ile ileticiye büyüyene kadar toplam 40 milyon TL ödeme yapmıştır. Bunun dışında 2008 yılı hak edişleri sonucu 2009 yılında ödenen toplam destekleme miktarı Bingöl için toplam 3,690.836 TL. Bunun milyon 13 bin 282 TL’lik miktarı sadece hayvancılık desteği olarak ödenmiştir. Sadece arıcılıkta 2003–2008 yıları arasında 2 bin 900 milyon TL ödeme yapılmıştır” şeklinde konuştu.

BİNGÖL BALI HAK ETTİĞİ DEĞERE KAVUŞMALI!

Panelde konuşan Milletvekilleri Kazım Ataoğlu ve Yusuf Coşkun da Bingöl balının hak ettiği değere kavuşturulması için çalışmaların arttırılması gerektiğini söyledi.

PANELİSTLER

‘Arıcılık ve Arıcılığın Geleceği’ konulu panelde; Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Bahri Yılmaz, Atatürk Üniversitesi Öğretim üyesi Prof. Dr. Ferhat Genç, Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Artık ve Bingöl Üniversitesi Ziraat Fakültesi Arıcılık Bölümü öğretim üyesi Mehmet Ali Kutlu konuşmacı olarak katıldı.

27 Mayıs 2009

Haber: http://www.bingolgazetesi.com.tr

Toplam Okunma : 564 Bugün Okunma :4 Son Okunma Tarihi:09/07/2010


2009 Sezonu Yayla Balı

Posted under Bizden by Bingöl Organik Yayla Balı on Salı 29 Eylül 2009 at 04:17

2009 sezonu Bingöl bal üreticileri açısından pek verimli geçmedi.Ağustosun 15′ine kadar çok süper olan arı çalışması akabinde yağan yağmurla birlikte aksaklıklar yaşadı.

Bingöl Kiğı ilçesinde bulunan arılarımız  bu yağmur olumsuzluğundan çok az miktarda etkilendi.Bununla birlikte piyasaya göre nasibimizi iyi aldığımızı itiraf edebilirim.

Yeni sezonla birlikte Türkiye geneli siparişlerimiz yoğunlaşmaş durumda siz değerli müşterilerimizin mevcut balımız tükenmeden iletişime geçmelerini öneririm…

Saygılarımızla

Bingöl Bal Üreticileri

Toplam Okunma : 314 Bugün Okunma :0 Son Okunma Tarihi:09/04/2010


Balın Yararları

Posted under Alternatif Tıp by Bingöl Organik Yayla Balı on Salı 4 Ağustos 2009 at 07:55

Vitaminler, mineraller, aminoasitler ve enzimler… İnsan hayatı için vazgeçilmez önemi olan bu unsurların hepsini balda bulabilirsiniz. İşte, uzmanların balla ilgili olarak hazırladıkları doğal ilaç dosyası…
VİTAMİNLER
· C Vitamini: Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir, yaralara yararı olur, katılgan dokuların, kıkırdak ve kemiklerin oluşması için önemlidir ve bağırsaklarda bitkisel gıdalardan demirin alınmasını kolaylaştırır.
· B1 Vitamini: Beyin ve sinirler için enerji sağlayan gri hücreleri canlı tutar.
· B2 Vitamini: Yağı ve proteini enerjiye çevirmede yardımcı olur, sinir liflerini sarar, örten koruyucu tabakanın teşekkül etmesini sağlar.
· B6 Vitamini: Organizmada 60′dan fazla biyokimyasal işlemde rol oynar, bununla vücudun kendi proteini oluşmuş olur. Gebelik sırasında B6 vitamini çok önemlidir, çünkü hücrelerin gelişmesinde yardımcı olur.
ENZİMLER
Enzimsiz yaşam mümkün olmazdı. Enzimler vücutta bütün biyokimyasal süreci organize eder, yönetir, düzene koyar ve hızlandırır, hastalıkları iyileştirir. Balda şimdiye kadar on iki değişik enzim olduğu saptanmıştır.
MİNERALLER VE AMİNOASİTLER
Balın içerdiği magnezyum damarlarda kanın pıhtılaşmasını önler, ayrıca stresin olumsuz etkilerinden korur. Potasyum barsak adalelerinin faaliyetini hareketlendirir. Ayrıca sindirim için polenler de önemlidir. Araştırmalardan alınan sonuca göre çiçek polenleri ince barsak mukozasında dolaşımı hareketlendirir. Dahası, balı yedikten 20 dakika sonra barsak cidarının bağışıklık sistemini kuvvetlendiren ve besinler yoluyla alınan zararlı maddelerin etkisinden koruyan maddelerin bağırsakta serbest bırakılmasında etkili olur.
Balda ayrıca vücudun ancak az miktarda üretebildiği Cholin maddesi vardır. Bu nedenle bu madde vücuda günde iki, üç gram verilmelidir. Cholin karaciğerin yağ metabolizmasını ayarlar ve bu organın yağ bağlamasını önler.

BALLA İYİLEŞİN
Akne: İki çorba kaşığı balı iki çorba kaşığı süt ve yeni sıkılmış bir limonun suyu ile karıştırın ve bu karışımı akşamları cildinize sürün. Ertesi sabah yüzünüzü ılık su ile yıkayın.
Diyare: Yarım litre suya iki tatlı kaşığı dövülmüş anason tohumu ve kimyon katıp kaynatın, on dakika dinlendirin. Karışıma üç çorba kaşığı bal katın ve günde üç kere için.
Soğukalgınlığı: Büyük bir kâsenin içinde tam yağlı ılık süte üç tatlı kaşığı bal katıp bundan günde en az üç fincan için.
Bahar nezlesi: Bahar nezlesi mevsimi başlamadan günde birçok defa bir parça petek bal çiğneyin.
Böcek sokması: Bir çorba kaşığı bala beş damla karanfil yağı katın ve böcek sokan yere her gün birçok defa sürün.
Romatizma: Yatmadan önce yarım litre ılık suya üç çorba kaşığı bal katın. Keten bir bezi bunda ıslatın ve ağrıyan ekleme sarın, üstünü kuru bir havluya sarın ve gece bu şekilde yatın.
Kabızlık: Her gece yatmadan önce bir çorba kaşığı bal yiyin.
Yaralar: Ufak yaralarda örneğin parmağınızı kestiğinizde buraya ince bir tabaka bal sürün, sargı beziyle sarın ve iki saat sonra bezi alıp suyla burayı yıkayın. Bunu günde iki, üç kere tekrarlayın.
Dişeti iltihabı: Dişlerinizi fırçalamadan önce ağzınıza bir çorba kaşığı bal alın ve dilinizle bir dakika diş etinize sürerek masaj yapın.
Karaciğer zayıflığı: Baldaki cholin karaciğerin fonksiyonunu kuvvetlendirir ve hücrelerinde toplanan yağın giderilmesi için harekete geçirir.

Toplam Okunma : 127 Bugün Okunma :0 Son Okunma Tarihi:09/04/2010


Balın Yararları ve Zararları Nelerdir?

Posted under Soru Cevap by Bingöl Organik Yayla Balı on Salı 4 Ağustos 2009 at 07:52

Yenebilen 100 gram balın ortalama 17,2 gramı su, 82,3 gramı karbonhidrat ve 0,5 gramı da protein ve madensel maddelerden oluşmuştur. Görüldüğü gibi, bal temelde karbonhidrat sağlayan bir besindir. Baldaki karbonhidratların büyük çoğunluğu sindi­rimi gerektirmeyen glikoz ve früktoz dediğimiz monosakkaritlerdir. Şeker, iyi çiçek ballarında çok azdır. Ancak arılara şeker ve­rilerek yapılan ballarda şeker miktarı artar. Bu da balın bir sü­re sonra şekerleşmesine neden olur.

Gömeç balı
nın 100 gramı ortalama 305 civarında kalorilik enerji verir. Gömeçlerinden ayrılarak süzülmüş balın 100 gramı ise ortalama 330 kalori sağlar. Balda vitaminler ve madensel mad­deler çok az miktarlarda bulunur. Balın besleyici özelliği, sindiri­mi gerektirmeden hemen kana geçip kişiye enerji sağlamasıdır. Bu nedenle, zayıf, iştahsız ve beden çalışması çok olanların artan enerji ihtiyaçlarının kolayca karşılanması için iyi bir besin­dir.

Bunun yanında, bal, şişman, çok iştahlı, beden hareketi az olanlar ve şeker hastalan için uygun olmayan bir besindir. Bal, şeker hastalarının zaten yüksek olan kan şekerlerini aniden yük­seltir. Ancak bazı kişilerde kan şekerlerinde ani düşüşler olabi­lir. Bal ancak bu gibi durumlar için uygundur.

Mide ameliyatlarından sonra “damping sendromu” denilen durumlar için de bal uygun değildir. Bal sindirimi gerektirmedi­ğinden aniden kana geçerek kan şekerinin önce yükselmesine, son­ra da düşmesine neden olur. Bu nedenle, bu gibi durumu olanla­rın da baldan sakınmaları gerekir.

Şekerden, bazı katkı maddeleri ve biraz da süzme bal ekle­nerek “yapay bal” elde edilir. Bu balların üzerinde “yapay bal” ibaresinin yazılması gereklidir. Ayrıca üzüm ve diğer bazı mey­velerin suları güneşte yoğunlaştırılarak süzme bala benzer ürün­ler elde edilebilir. Bunlar koku ve tad yönünden doğal baldan ay­rılır. Yine süzme ballar; su, süt, nişasta, melas şurubu, ayva pel­tesi, jelatin, besin boyaları ve aroma maddeleriyle hilelendirilerek satılabilir. Doğal balın tat ve kokusunu iyi bilen kişiler bu hileleri kolaylıkla ayırt edebilirler.

Zehirli bitkilerden arıların aldığı zehirler balın içine karışa­bilir, “andromedotoksin” denilen zehir bunun bilinen örneğidir. Zehirli bal ülkemizde daha çok Karadeniz ve Marmara bölgelerin­de görülür. Zehirli balı zehirsizinden ayırt etmek güçtür. Zehir­lenme 50 -100 gram civarında bal yendikten 20 dakika sonra, baş dönmesi, mide bulantısı, kusma, ishal, terleme, halsizlik gibi be­lirtilerle ortaya çıkar. Belirtiler 2 – 3 gün sürebilir. Bu gibi durum­larda hasta hemen kusturulmalı, ishal hali yoksa müshil verilerek zehrin sindirim aygıtından atılmasına çalışılmalıdır.

Ülkemizde meşhur bal çeşitleri anzer balı, çiçek balı, karakovan balı, gibi çeşitlerdir. Balın yararları olduğu gibi bazı bal çeşitlerinin zehirli olabileceğini unutmamalıyız.

Toplam Okunma : 182 Bugün Okunma :1 Son Okunma Tarihi:09/08/2010


Bal Alırken Nelere Dikkat Edilmeli

Posted under Soru Cevap by Bingöl Organik Yayla Balı on Salı 4 Ağustos 2009 at 07:48

Bal alırken nelere dikkat edilmeli!

Süzme bal alın: Her ne kadar petekli ballarda hile yapılmayacağı yolunda bir inanış varsa da bu her zaman geçerli değildir. Bu ballar da arıya şeker yedirilmek suretiyle üretilebilmektedir. Ayrıca arıcılıkta kullanılan ilaç uygulamalarının pek çoğu doğrudan petekler üzerine olmaktadır. Her peteğin tek tek analiz edilmesi de hem pratik olarak, hem ekonomik açıdan mümkün değildir.

Ürünü sorgulayın: Aldığınız balın ürünün yıllar içerisinde kendini kanıtlamış, güvenilir bir marka olmasına, telefonu gibi ürün ve firma kimliğini açıkça belli eden ibarelerin bulunmasına  dikkat edin.

Bu işte güvendiğiniz kişilerden bal alın.

Toplam Okunma : 197 Bugün Okunma :1 Son Okunma Tarihi:09/05/2010


    Duyuru Panosu

    2010 sezonu yayla balımız çıkmıştır.Yeni sezonla birlikte Türkiye geneli siparişlerimiz yoğunlaşmış durumda siz değerli müşterilerimizin mevcut balımız tükenmeden iletişime geçmelerini öneririz. Coşkun Satıcı | Gsm:0532 282 3993 / 0505 521 9712

Copyright © 2010 Üreticiden Yayla Balı | Üreticiden direkt sofralara...| Numaranızı bırakın biz sizi arayalım | Since 1985.